17 Ağustos Faciası!

Bu sabah kalktım. Salona girdiğimde yine o takvim bana baktı “sayfayı çevirsene” diye. Bende her zaman ki gibi “Hay Hay” dedim ve o tarihle karşıkarşıya kaldım.

17 ağustos 1999 03.02 yi çok iyi hatırlıyorum. Ben gece hiç bir şeyden habersiz küçük bir çocuk olarak mışıl mışıl uyurken annem ve babam beni apar topar kaldırmıştı. Kardeşim daha 2-3 yaşlarına bebekti. Ağlıyordu…Ben daha uykunun etkisiyle anneme babama bakıyordum. Hemen dışarı çıkarttılar beni. Ve o da ne herkes dışarda. Küçük çocuk çok sevinmişti bu duruma. Daha deprem yaşamamıştı ve dışarı çıkma nedeninin deprem olduğunu bile bilmiyordu. Ama tüm mahalleyi geçenin bu saattinde dışarda görmek hoşuna gitmişti. Çocuk işte…

Ama bu sevinci kısa sürdü…Biraz dikkatli bakınca çevresindeki çoğu kişi ağlıyordu. Herkes de bir telaş vardı. O da etkilenmişti bundan ve annesine sarıldı küçük çocuk. Herkesin yüzündeki telaşı gördükçe daha sıkı sarılıyordu ve bir yetişkin edasıyla sessiz sessiz yaş döküyordu o an.

O gece arabada kaldılar. Annesi babası sürekli uyumasını söylüyor ama o uyumak istemiyor uyuyamıyordu. Kafasını biraz yasladığı anda bir itfaiye sesi… Nereden geliyor diye kafasını kaldırdı ve karşıki binanın yandığını gördü. Çığlıklar artmış uyumak imkansız olmuştu küçük çocuk için. Neydi bu, aniden uyandırılan bir çocuğun kabusu mu?

Hayır bütün türkiyenin kabusuydu bu…

Yanan eve biraz daha baktı… Işığın gözlerini alması onu rahatsız etti. Ve uyumaya çalıştı. Neler olup bittiğini hala anlamış değildi ama kötü bir şey olduğunun farkındaydı. Yoksa gecenin köründe ayşe teyzesinden ali dedesine niye herkes sokağa çıksın ki…

O gün bütün mahalle dışarda sabahladı. Sabah uyandığımızda o üzüntü gitmemişti suratlardan. Ben oysa uyanınca her şey biter sanmıştım. Kötüydü, çok kötü…

Bu facianın istatistiklerine baktım bu sabah; İstanbul da 981 , Kocaeli de 9.477 , Sakarya da 3.891 ve Yalova da 2.504 kişi vefat etmişti. Diğer illerle birlikte toplam 17.480 can…

  Her yıl, bu 17 bin 480 kişi için üzülüyoruz işte. Her yıl, annesiz babasız kalan çocuklar için üzlüyoruz işte. Her yıl, evsiz kalan büyük zarara uğrayan insanlar için üzülüyoruz.

Bu gün Yalova ya gideceğim. Bizim gittimiz semt depremden en çok etkilenen yerlerden biriydi. Acaba merak ediyorum insanlar bu gün depremi konuşuyor mudur? Herkes bu gün cuma ya gitmiş midir acaba? Acaba herkesin suratındaki tebessüm bugünlük yok mudur yalova da?

17 ağustos 1999 03.02-Marmara

Bir Yanıt to “17 Ağustos Faciası!”

  1. "angie" Diyor ki:

    Deprem, binalardaki yarıklardan öte, insanların ruhlarında yarıklar oluşturdu. Tebessüm olabilir, sunisi çok basit malzemelerden oluşuyor. Öyleyse, temennimiz, insanların ruhlarındaki yarıklardan arınması ve en kocamanından -ve tabii en sıcağından- bir tebessüme kavuşmaları olsun.

Yorum Yapın