…Güneş dahi bana kızgındı belli.Kafamın üstüne geçip orada saatlerdir durdu ya da dakikalar bana saat gibi geliyordu…Neyse. Sıcaktı hava işte. O sıcaklık benim ruh halime ters etki yapıyoru aşırı derecede. Moralim bozuktu zaten birde o vuruyordu “kafama”.
***
Canım da sıkılıyordu her yaz günü gibi. Ne arkadaşlarım kalmıştı istanbul da ne de bir sevdiğim… Hani taşın toprağın altındı. Altını üstüne getirdim değil altın bulamadım bir karat mutluluk…Ne yazık ki…
***
Ve yine aldım oltamı attım kendimi sahile. Bu sene çıktı bu da… Canım küçük bir şey sıkılsın direk balığa gidiyorum. Banada iyi gelmiyor değil hani. Ama mutluluğu kendi içimde bulamadıktan sonra denizden çıksa napcam…
***
Sıkkındım işte ama nerden bilebilrdim o çok sevdiğim denizinde bana kötü davranacağını… Rüzgar sertliğiyle beni (bile) sallıyor dalgalarda onlardan güç alarak suratıma vuruyordu… Onlarda kızgındı demek bana… Offf
***
Gün kötüydü işte kötüde bitti elimde bir hiçden başka ne vardı ki… Hoş o da olmasa olurdu zararı yok… Ama isterimki her günü bir polyanna saflığıyla gibi mutlu yaşıyım…Hah ben mi, ne diyorum ya…
***
Zaten hiç sevmedim salı günlerini. Bir dahaki salıya keşke bütün gün uyusamda kurtulsam o iğrenç günden…Pfff